1. Yaratan Rabbinin adıyla oku! 2. O, insanı bir kan pıhtısından yarattı.3. Oku! Rabbin, en büyük kerem sahibidir. 4. O Rab ki kalemle (yazmayı) öğretti.5. İnsana bilmedikleri şeyi öğretti.
HASRETİMSİN ÖZLEMİMSİN YANGINIMSIN AŞKIMSIN NEFSİMSİN BAHARIM GECEM GÜNDÜZÜM ÖYLE BİR AŞK Kİ GÖZLERİN GÖRMEYECEGİ KADAR İÇERDE KULAKLARIN DUYMAYACAGI KADAR KESKİN UYANDIGIMDA SENSİN YATTIGIMDA SENSİN.. SUBHANALLAH...!
ELHAMDÜLİLLAH...!
ALLAH_U EKBER...! Bu can yoluna kurban olsun yâ RasulALLAH....
Elem neşrah leke sadrek; ve vâda’na anke vizrekelleziy enkada zahrek; ve refâ’na leke zikrek. Feinne meâl usri yüsren inne meâl usri yüsra. Feizâ ferağte fensab ve ilâ rabbike fergab!..
Anlamı:
Biz senin göğsünü açmadık (basiyretini genişletmedik) mi?.. Belini büken yükü üzerinden almadık mı?.. Nâmını yükseltmedik mi?.. Kesinlikle her güçlükle beraber bir kolaylık vardır!.. Hiç şüphesiz her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Öyle ise, işlerinden kurtulunca diğerine başla; Rabbine yaklaş!..
HADİ BİZDEN SONRAKİ KARDEŞİMİZ İÇİN İNŞİRAH OKUYALIM Kİ SIKINTILARINDAN FERAHA ÇIKSIN ve unutmayalım ki müminin mümine ettigi dua daha çabuk kabul olurmuş... İNŞALLAH TEZ ZAMANDA DUALARIMIZIN KABUL OLMASI DİLEGİYLE...
Allah'ım… dara düştüğünde seni hatırlayanlardan değil geniş vakitlerde sana iltica eden kullarından eyle bizi…
Allah'ım… dua ettiğinde duaya icabetin istenenin istendiği zaman olması gibi anlayıp, dua ettim neden olmadı diyenlerden değil, duasına anında cevap geldiğinde bile ürperip, acaba böyle isteyerek ahirete bir şey bırakmadım mı diye korkarak gözyaşı dökenlerden eyle bizi…
Allah'ım, kısıtlı zamanlarda, kısıtlı mekanlarda, hayatın aralıklarında seni ananlardan değil, her nefeste, her idrakte ubudiyet hisleriyle senin kulun olduğunu bilip ruhta incelip inleyenlerden eyle bizi….
Allah'ım, yaşamak için öylece yaşayıp, şuursuzca günü tüketenlerden değil, ancak senin ismini, senin dinini ruhlara ulaştırıp hissettirebildiği zamanlarda yaşadığını hisseden hasbi ruhlardan eyle bizi…
Allah'ım, hep her kusurunda hoşgörülüp affedilmeyi bekleyenlerden değil, nefsi söz konusu olduğun, mümince bir tavır adına hoşgörü ve tolerans kapısını ardına kadar açık tutanlardan eyle bizi…
…kırık bir gönül, ve yaşlı gözlerle haykırırken huzuruna varmayı nasip et Allah'ım…
Bütün âlemleri yaratan ve ayakta tutan Rabbimiz’e, zerrât-ı kâinat adedince hamd ve şükür, Peygamberler Serveri Efendimiz’e, diğer enbiya-i izâma, melâike-i kirama, ehl-i beyte ve Hakk’ın bütün sadık kullarına da deryalardaki su damlaları, çöllerdeki kum taneleri adedince salât ü selam olsun.
Üzerimizdeki lütuflarını saymakla tüketemeyeceğimiz, ihsanı, keremi bol, rahmeti, şefkati ve merhameti sonsuz Rabbimiz! Bize dünya adına verdiğin bütün nimetleri din-i mübin-i İslam’a hizmet etme istikametinde kullanmayı nasip eyle! Bizi, kardeşlerimizi, hepimizi bütün mevcûdâtı kuşatan ve her şeye şâmil olan engin rahmetinden mahrum etme!
Allah'ım! Kapıkulların olarak biz, sadece Sana güveniyor ve ümid edip beklediklerimizi de yalnız Sen’den bekliyoruz; her halimizi ıslah buyur ve bizi göz açıp kapayıncaya kadar, hatta ondan da az bir süre için bile olsa kendimizle, nefsimizle başbaşa bırakma!
Ey kullarına her zaman hilmle muamele edip, onların günahlarını görmezden gelen ve yeniden dönüp sırat-ı müstakimi bulmaları için fırsat üstüne fırsat veren yüce Mevlâmız! Bizler çok hatalar irtikap ettik, çok günahlar işledik. Şimdi “Tevbeler tevbesi!” diyor, yüce huzurunda boyun büküyor, huşû ile iki büklüm oluyoruz. Şayet bizi cezalandıracak olursan adaletinle muamele etmiş olursun; yok eğer onca günahlarımıza, kusurlarımıza ve isyanlarımıza rağmen o hududu olmayan rahmet ve merhametinle muamelede bulunur ve affedersen, o da Sen’in fazlın olur; Sen’in fazlın bizim hayal sınırlarımızı bile aşacak kadar büyüktür.
Ey rahmeti gazabının önünde bulunan, kullarının tevbelerini kabul buyuran ve dua dua yalvaranların nidalarına icabet eden Yüce Rabbimiz! Amellerimizdeki eksikliklere ve sözlerimizdeki kırık-döküklüğe değil, hakkındaki hüsn-ü zannımıza ve rahmetine bağladığımız recâmıza göre muamele et ve bizim dualarımıza da icabet buyur; bizi haybet ve hüsrana uğratma!
Efendiler Efendisi'ne, O’nun nezih ehl-i beytine, seçkinlerden seçkin ashâbına salât ü selam ederek bunları Senden dileniyoruz, Rabbimiz! (AMİN)
Dertlerimi böldüğüm, Sevinçlerimi çarptığım, Neşemi ve hüznümü, Birlikte paylaştığım. Gelişi bahar gibi, Yaşam coşkusu katan. Gidişi, sahra çölü, Susuzluğu aratan. Gözündeki neşede, Binlerce çoğaldığım. Hüzün gördüysem eğer, Yangınlarda kaldığım. O kara gözlerinde, Kedere yer olmasın. Kalbinde bir an bile, Elem mekan bulmasın. O güzel gülüşlerin, Eksilmesin yüzünden, Neşe okunsun her an, Kapkara gözlerinden. Ailenle yuvanda, Hep daima mutlu ol... Huzur ve selametle, Daim şen ve esen kal. Sağlığın ve sıhhatin, Gönlünce iyi olsun, Rabbim rahmeti ile, Her an seni korusun...
Bütün âlemleri yaratan ve ayakta tutan Rabbimiz’e, zerrât-ı kâinat (...) .gif" border="0" alt="" title="," class="inlineimg" /> onu yeti?tiren terbiye adedince hamd ve şükür, Peygamberler Serveri Efendimiz’e, diğer enbiya-i izâma, eden babas?na da verilir kötülükleri ise verilmez.
18- Çoluk çocu?u melâike-i kirama, ehl-i beyte ve Hakk’ın bütün sadık kullarına da terbiye etmek için dövmek do?ru de?ildir. Ancak yanl?? bir i? deryalardaki su damlaları, çöllerdeki kum taneleri adedince salât ü selam yap?nca cezâlanabilece?i hissini vermek lâz?md?r. Peygamberimiz ev halk?n?n dövülmemesini emretti?i olsun.
Üzerimizdeki lütuflarını saymakla tüketemeyeceğimiz, ihsanı, keremi bol, rahmeti, şefkati halde terbiye edilmeleri için cezâlanacaklar? dövülecekleri hissini ta??malar? gerekti?ini bildirmi?tir. ve merhameti sonsuz Rabbimiz! Bize dünya adına verdiğin bütün nimetleri Bu husustaki hadîs-i ?erîflerden biri ?öyle:
(...) Cennet Giysisi: din-i mübin-i İslam’a hizmet etme istikametinde kullanmayı nasip eyle! Bizi, TEVAZU
Cennet Giysisi: TEVAZU
kardeşlerimizi, hepimizi bütün mevcûdâtı kuşatan ve her şeye şâmil olan engin rahmetinden mahrum etme!
Allahım! Kapıkulların olarak biz, sadece Sana güveniyor ve ümid edip beklediklerimizi de yalnız Sen’den bekliyoruz; her halimizi ıslah buyur ve bizi göz açıp kapayıncaya kadar, hatta ondan da az bir süre için bile olsa kendimizle, nefsimizle başbaşa bırakma!
Ey kullarına her zaman hilmle muamele edip, onların günahlarını görmezden gelen ve yeniden dönüp sırat-ı müstakimi bulmaları için fırsat üstüne fırsat veren yüce Mevlâmız! Bizler çok hatalar irtikap ettik, çok günahlar işledik. Şimdi “Tevbeler tevbesi!” diyor, yüce huzurunda boyun büküyor, huşû ile iki büklüm oluyoruz. Şayet bizi cezalandıracak olursan adaletinle muamele etmiş olursun; yok eğer onca günahlarımıza, kusurlarımıza ve isyanlarımıza rağmen o hududu olmayan rahmet ve merhametinle muamelede bulunur ve affedersen, o da Sen’in fazlın olur; Sen’in fazlın bizim hayal sınırlarımızı bile aşacak kadar büyüktür.
Ey rahmeti gazabının önünde bulunan, kullarının tevbelerini kabul buyuran ve dua dua yalvaranların nidalarına icabet eden Yüce Rabbimiz! Amellerimizdeki eksikliklere ve sözlerimizdeki kırık-döküklüğe değil, hakkındaki hüsn-ü zannımıza ve rahmetine bağladığımız recâmıza göre muamele et ve bizim dualarımıza da icabet buyur; bizi haybet ve hüsrana uğratma!
Efendiler Efendisi'ne, O’nun nezih ehl-i beytine, seçkinlerden seçkin ashâbına salât ü selam ederek bunları Senden dileniyoruz, Rabbimiz!